ÜNLÜ ŞAİRİN ÇOCUKLARI SEDA VE OLGUN ARUN: ÖZDEMİR ASAF DÜNYANIN TOZUNU ALDI

Caddebostan Kültür Merkezi’ndeki panelde Özdemir Asaf’ı çocukları anlattı. Panel’de Asaf’a dair anılar, ünlü dizelerinin nasıl ortaya çıktığı ve ilişkileri konuşuldu.

ozdemir-asaf1Hakan GÜNGÖR

“Bir Usta, Bir Dünya: Özdemir Asaf” sergisine ev sahipliği yapan Caddebostan Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelde, Asaf’ı çocukları Seda Arun ve Olgun Arun anlattı. Murat Yalçın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Asaf’ın kişiliği, anıları, şiirlerini nasıl yazdığı konuşuldu.

Asaf’ın kızı Seda Arun, panelde Asaf’ın “Bana ıslak bir bez verin/ Dünyanın tozunu alayım” dizelerinin nasıl ortaya çıktığını anlattı.

“Biz çok küçükken babamın da işletmecisi olduğu meyhanede çalışıyorduk. Meyhanede bir dünya küresi vardı. Babam sık sık bize kürenin tozlandığını küreyi silmemizi söylerdi. Ama biz her seferinde ihmal ederdik. Zamanla küre tozdan adeta simsiyah oldu. Babam da bir gün barın üstüne çıkıp duvara “Bana ıslak bir bez verin/ Dünyanın tozunu alayım” dizelerini yazdı.”

Seda Arun, babasının giyimi, bıyıkları, saçları ve beresi ile diğer babalardan farklı olduğunu söyleyerek “Ben onun Özdemir Asaf olduğunu, büyük bir şairin kızı olduğumu sonradan fark ettim” dedi.

Asaf’ın oğlu Olgun Arun ise çocukluk yıllarında babasının mesleğini soranlara yanıt vermekte zorlandığını söyledi. “Ben ilkokula başladığımda babam matbaacıydı. Bir süre sonra çevirmenliğe başladı. Aynı zamanda şairdi. Bir gün babama “Mesleğini soranlara ne yanıt vereyim” dedim, ‘Serbest meslek dersin’ dedi. Ben de uzun süre boyunca babamın işinin serbest meslek olduğunu söyledim” dedi.

YILDIZ HANIM 2. SANİYEDE BABAMA AŞIK OLMUŞ

Seda ve Olgun Arun, Özdemir Asaf’ın kitap kapaklarının farklı renklerde olmasına da açıklık getirdi. Asaf, matbaacılık ile uğraştığı yıllarda kendi kitaplarını basımını yapıyordu. Ancak bir kitabı basarken kitabın tüm nüshalarının kapaklarını aynı renkte yapmak yerine eldeki boya miktarına göre farklı renklerde basıyordu. Bu nedenle aynı kitabın çok farklı renklerde kapaklarla piyasaya sürüldüğü oluyordu.

Panel’de Seda Arun, babası Özdemir Asaf’ın annesi Sabahat Hanım’dan ayrılıp Yıldız Arun’le evlenme sürecini şöyle anlattı. “Yıldız Hanım bana babamla tanışmalarını anlattı. Uzun yıllar yurt dışında fotoğraf eğitimi aldıktan sonra Türkiye’ye dönen Yıldız Hanım, fotoğraflarını bastırmak için bir matbaa aramış. ‘Özdemir Asaf’ın matbaasına götürebilirsin, üstelik şairdir, işini özenle yapar” demişler. Yıldız Hanım matbaaya gidince 2 kişi görmüş. Biri takım elbisesiyle masada oturuyormuş, diğeri boyalı ellerle matbaa makinesinin başındaymış. Takım elbiseli olana ‘Merhaba Özdemir Bey’ demiş. Meğer babam o anda takım elbiseyle oturan değil, matbaa makinesi başında çalışanmış. Yıldız Hanım bana şunu söyledi, ‘İnan, Özdemir’i gördükten sonra 2. saniye bile çok geçti.’ Aşkları böyle başlamış.”

MEZAR YERİNE KİM KARAR VERDİ

Panelde Asaf’ın ölümünün ardından mezarının yeri ile ilgili yaşanan bir konuşma da aktarıldı. Seda Arun, belediye yetkililerinin Asaf için bir mezar yeri belirlediğine değinerek “Yıldız Hanım’a ‘Mezar için ayrılan yeri gelip bir de siz görün’ dediler. Yıldız Hanım, ‘Özdemir Asaf yalnızca bizim değil, toplumundur. Bu yüzden sizler karar verin. Uygun derseniz benim bakmama gerek yok’ dedi. Bunun üzerine belediye yetkilileri başka bir mezar yerinde karar kıldı. Babam Aşiyan Mezarlığı’na gömüldü” ifadelerini kullandı.
Usta şairin fotoğrafları, kişisel evrakları, el yazısı notları ve kitaplarının ilk baskılarının yer aldığı Caddebostan Kültür Merkezi’ndeki “Bir Usta, Bir Dünya: Özdemir Asaf” sergisi bugün sona eriyor.

ÖZDEMİR ASAF’TAN LAVİNİA’YA KAÇAMAK BAKIŞ

Seda Arun, Özdemir Asaf’ın ölümünden hemen önce hastanede geçirdiği günlerde başucunda üç kadının olduğunu söyledi: Annesi Sabahat Hanım, Asaf’ın ikinci eşi Yıldız Hanım ve Lavinia şiirinde bahsettiği Mevhibe Hanım. Seda Arun o sürece dair şu anekdotu anlattı: “Babam, Mevhibe Hanım’dan yastık istemiş. Mevhibe Hanım hastaneye gelip yastığı vermiş. Babam yastığı başının altına koymuş ama Mevhibe Hanım’a hiç bakmıyormuş. Mevhibe Hanım dayanamayıp, ‘Özdemir, neden bana bakmıyorsun?’ diye sorunca babam, ‘Ben sana kaçamak bakıyorum’ diye yanıt vermiş.”

(23 Ekim 2015’te Evrensel’de yayımlanmıştır) 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: