BİR MİZAH USTASI (!): YÜKSEL ÖZDEN

Hakan Güngör
twitter.com/bayhakangungor

Twitter isimli sosyal paylaşım sitesi, Muğla milletvekillerinin tamamı tarafından kullanılıyor. Vekiller an be an görüşlerini, tepkilerini, yaptıklarını Twitter aracılığı ile seçmenlerine duyurabiliyor…

Benim özellikle yazdıklarını okumaktan keyif aldığım vekil ise Yüksel Özden. Öyle şeyler yazıyor ki, bu kadarını da ciddi ciddi yazıyor olamaz, burada mutlaka bir ironi (ya da eskilerin deyimiyle tariz) vardır diyorum…

Bazen gülümsüyor, bazen “yok artık, gerçekten böyle düşünüyor olabilir mi” diye soruyorum… Ama kendisine teşekkürlerimi iletmekten geri kalmak da istemem. Dedim ya, bizle öyle tatlı tatlı kafa buluyor ki, kayıtsız kalmak imkansız.

***

Birkaç örnek vermek istiyorum. Yeniden eskiye doğru gidelim.

Yüksel Özden, 31 Ekim’de bir takipçisinin şu cümlesini paylaşmış:

“MilletinbaşörtüsüartıkMeclis’te. İster istemez Merve Kavakçı geliyor akla ve Ecevit’e seslenmek istiyor insan hava nasıl oralarda…”

Cümle Özden’e ait değil ama çok beğendiğinden paylaşmış olacak. Özden’in bahsettiği Merve Kavakçı, hatırlarsanız Meclis’e başörtüsü ile giren milletvekiliydi. Sonra Türk vatandaşlığını kaybetti. Ancak bazılarının hafızası zayıf olacak ki, hatırlamakta güçlük çekiyor. Merve Kavakçı seçilmeden hemen önce İçişleri Bakanlığı’ndan izin almadan Amerikan vatandaşı olmuştu. Bakanlık izni olmadan Amerikan vatandaşı olduğu için Türk vatandaşlığını kaybetti. Vefat etmiş onurlu bir siyasetçinin ardından “hava nasıl oralarda” gibi densiz bir cümleyi paylaşan Yüksel Özden, acaba Merve Kavakçı’ya “hava nasıldı Amerikalarda” diye soruyor mudur?

ÖZDEN ASRIN PROJESİNDE

Özden, 29 Ekim’de Marmaray’ın açılışına gitmiş. Twitter’da şöyle yazıyor:

“Asrın Projesi’nin açılışına şahitlik etmek üzere İstanbul’a hareket ediyoruz.”

İşte sonradan gördüğüm ve kahkaha attığım bir cümlesi! Asrın projesinde elektrik kesildi, insanlar denizin altını yürüyerek geçtiler! (Mühendisler Marmaray’ın henüz hazır olmadığı ve aceleye getirilmek suretiyle ciddi tehlike arz ettiğini belirtiyor, not etmiş olalım.) Aklınıza Devrim arabalarını yapıp depoya benzin koymayı unutma hadisesi geldi mi?

ÖZDEN ÇEVRECİLİĞİ İYİ BİLİRMİŞ!

22 Ekim’de yazdıkları da ilginç:

“Ormanın asıl koruyucularının ormanların içinde yaşayan köylülerimiz olduğunu; asıl çevrecinin de orman köylüleri olduğu inancımı paylaştım.”

Akyaka’ya yapılması planlanan binalar nedeniyle 150’nin üzerinde zeytin ağacının kesilecek olmasına göz yuman Özden’in birden “biz çevreci seçmeyi iyi biliriz” üslubu da ince bir mizah olsa gerek.

***

17 Ekim’de, Özden bir resim paylaştı. Resimde, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurban derisi topladığı belirtiliyor, buradan öğrencilere burs sağlanacağı yazılıyor ve irtibat numaraları veriliyor. Yüksel Özden’in paylaştığı ifade şu: “Kürtaja evet,kurbana hayır… Kurbana hayır,derisine evet…” Kurbanla kürtaj aynı kefeye konur mu tartışmasının yüzeyselliğinde kalmak istemem. Daha net bir sorum var. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurbana karşı olduğu nereden çıkarılıyor? Bilen varsa beri gelsin, beni aydınlatsın! Ben ADD’nin kurban kesimine karşı olduğu yönünde bir açıklamasını işitmedim, okumadım. Yüksel Özden yine yapıyor yapacağını, olmadık şeyle olmadık başka şeyi birleştiriveriyor!

DRAMATİK DEDİĞİ OLAYLA İLGİLİ NE YAPTI

14 Eylül’de bir takipçisi din kültürü öğretmenlerine matematik öğretmenlerinden daha fazla kadro açılmasına isyan ediyor. Özden yanıtlıyor: “Bazı branşlarda 80+ puanla atama yapılamazken, bazen  50, 60 gibi puanlarla atama yapılmasını hep haksız ve dramatik bulmuşumdur.”

İşte bir kahkaha sebebi daha! Özden bu durumu çok haksız, dahası dramatik buluyormuş. Duyan da mahalle kahvesinden ülkenin gidişini içi yanarak takip ediyor zannedecek… Özden milletvekili değil miydi? Öyle! Bakıyoruz meclis faaliyetlerine bu “haksızlık”la ilgili soru önergesi mi vermiş, Meclis’te konuşma mı yapmış, hayır! Belki de geceleri uyku tutmuyor bu dramatik olaydan dolayı Özden’i ama aklına konuyu Meclis gündemine taşımak gelmiyor.

***

Tüm bunların bir şaka, mizah unsuru olduğunu düşünmek istiyorum!

Gerçekten inanarak ve gerçek anlamıyla yazıyor olamaz, değil mi?

(4.11.2013’te Muğla Haber Gazetesi’nde yayımlanmıştır.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: