MUCİZELER SÖYLEYEN BİR KİTAP: YENİ HÜMANİSTLER- İNSANDAN EVRENE SON BİLİMSEL TARTIŞMALAR

homo-evolutis

Bilim insanların yakın gelecekte bilgiyi yorumlayabilen insansı robotların ortaya çıkacağı görüşünde.

TÜBİTAK Yayınları “Yeni Hümanistler- İnsandan Evrene Son Bilimsel Tartışmalar” isimli kitabı yayınlamasaydı, dünyanın nereye gittiğinden haberim bile olmayacaktı! Kitabı okuduktan sonra, cebimdeki son parayı harcayarak aldığım ve aylar geçmesine rağmen bir kez dahi kullanmadığım daktilomu kaldırdım. Geceleri harika bir arkadaş olacağına inandığım idare lambasını da gözden ırak bir köşeye koydum. “Tut-i mucize guyem / Ne desem laf değil” şarkısının nağmeleriyle odamı dolduran plakla da vedalaştım…

Hakan Güngör
twitter.com/bayhakangungor

3 boyutlu yazıcılar henüz çocuk

EDGE isimli foruma katılan bilim insanları ve yazarların makalelerinden oluşuyor bu mucizeler söyleyen kitap. Neden mi “mucizeler söyleyen kitap” diyorum? Bunun için Yale Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri profesörü David Gelernter’in “İkinci dönemin gelişi: Bir manifesto” isimli makalesine bir bakalım:

“Yakında tarayıcı da, siber alanda bir giriş portu, çok amaçlı bir gelen kutusu haline gelecektir. Gelen kutusuna koyduğunuz her nesnenin bire bir, üç boyutlu fiziksel bir görüntüsünü sistem oluşturacak ve bu görüntüyü siber alanın o soğuk, derin kuyusuna atacaktır. Böylece siber alan, gerçek yaşamın dokusal zenginliğinin azıcık benzeri olmaya başlar. Örneğin bir kelebek, gelen kutusuna girip bir iki kanat çırptıktan sonra çıkıyorsa bu yeni sistemin çalıştığını ve bu kısa süre içinde sistemin, bu canlının görüntüsünü aldığını ve hareket biçimini analiz ettiğini bileceğiz. Böylece gerçek kelebek ardında gölge bir kelebek bırakacaktır.”

Öyle hemen, “Biz bunun olacağını biliyorduk, bu yıllardır konuşuluyor” demeyin. Üç boyutlu tarayıcınız henüz bir bebek ve büyüyüp çok şey yapacak, düşünsenize!

 Beyinde “copy-paste” devri

Alıntı yaptığım paragraf size yeterince heyecan verici gelmediyse, sizi bir mucit olan Ray Kurzweil’in makalesine davet edeyim:

“Otuz yıl içinde insan zekasıyla kıyaslanabilen biyolojik olmayan bir zeka üretmeye yeterli hale geleceğiz. (…) Cerrahi müdahale kullanılmaksızın, beyindeki kılcal damarların içinden geçebilen nano-mühendislik makineleri kan dolaşımımız yoluyla vücudumuzda dolaşabilecek. Bu kan hücresi boyutundaki akıllı nanobotlar doğrudan beynimize ulaşacak ve biyolojik sinir hücreleri ile etkileşime geçecek. (…) Bahsedilen gelişmeler sayesinde beynimizde 1000 trilyon bağlantı yerine, en sonunda bir milyonun 100 trilyon katı bağlantı bulunacak. Bilişsel örüntü tanıma kabiliyetlerimizi muazzam şekilde geliştirebileceğiz, daha hızlı düşünebileceğiz ve bilgiyi karşıdan yükleyebileceğiz.”

Şu ”karşıdan bilgi yükleme” mevzusu bir yanıyla çok heyecan verici; artık sınav kağıtlarının uçuşup durmadığı bir dünya fena olmaz, zihnin “copy-paste” alanı olarak kullanılması ne büyük nimet! Ancak, tabii ki, “Onca kitabı ben boşuna mı okudum yani” diye düşünenler de olacaktır. 4 cilt “Savaş ve Barış”ı yeni bitirmiş biri ile beyne “yükletmiş” arasındaki muhtemel çatışma, Tolstoy’un bile kemiklerini sızlatabilir. Tabii bir noktayı kaçırmamak gerek: hayat salt malumatfuruşluktan ibaret değil. Savaş ve Barış’ı ezberleyenlerle, onu özümseyerek, yorumlayarak okuyanlar arasında yine de bir fark olacaktır. (“Çok sıkışırsak ortamlarda okuduk deriz, kim bilecek” diyeceklere duyurulur.)

Memeliler Robotlara Karşı

Tabii, teknoloji demişken robotlardan da söz etmeden olmaz. Sözü Cornegie Mellon Üniversitesi Robotbilim Enstitüsü’nde çalışan Hans Moravec’e bırakalım. Moravec “Zihin inşa etmek” adlı makalesinde şunları belirtiyor:

“İlk evrimsel robotu takip eden on yıllarda, memelilerdekine benzer bir beyin gücüne ve bilişsel yeteneğe sahip ikinci bir robot nesli bekliyorum. Bu robotların şartlanmış öğrenme mekanizmaları olacak, önceki deneyimlerinden hareketle uygulama programları konusunda alternatifler arasında tercih yapacak.”

yeni-hc3bcmanistler-insandan-evrene-son-bilimsel-tartic59fmalar

“Yeni Hümanistler” isimli kitap, bilim dünyasındaki son tartışmalara ışık tutuyor.

Moravec nesillerden söz ediyor ve lafı dördüncü nesle getiriyor. Yazara göre bu “insansı” bir nesil olacak. Yani dünya modelini soyutlaştırıp akıl yürütecek. Üstelik yazar, bir gerçeğin de altını çiziyor: “Robot teknolojisi bilgi endüstrisini gölgede bırakarak bu evrimin başlarında gezegendeki en büyük endüstri kolu olacak”.

Büyük bir ciddiyetle “Hayır kardeşim, dijital kağıdı yenemez, gazeteler bakidir” diyen ben, şimdilerde nasıl yaparım da durumları toparlarım telaşı içindeyim… Acaba, ben kağıt ölmez derken ”kağıt devam eder, ama onları okuyanlar dijital bireyler olacaktır” manevrasına girişsem işe yarar mı?

(6 Mart 2015- DigilapZ)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: