BÜLENT ÜSTÜN, AYŞE ÜNAL VE MEHMET KURTULUŞ KÖTÜ KEDİ ŞERAFETTİN’İ ANLATTI: ŞERO ANİMASYON FİLM EZBERLERİNİ BOZUYOR

Bülent Üstün’ün “Kötü Kedi Şerafettin” karakteri animasyon film olarak sinemaseverlerle buluştu. Anti-kahraman Şerafettin’in sinema yolculuğunu filmin senaryosunu Levent Kazak’la birlikte yazan Üstün, Yönetmenler Mehmet Kurtuluş ve Ayşe Ünal anlattı. 

huuriyet_01

Mehmet Kurtuluş, Bülent Üstün, Ayşe Ünal. (soldan sağa) (Fotoğraf: Muhsin Akgün)

Hakan Güngör
twitter.com/bayhakangungor

Karikatürist Bülent Üstün’ün çizgi karakteri Kötü Kedi Şerafettin, beyazperdeye aktarıldı. Senaryosunu Üstün’le birlikte Levent Kazak’ın kaleme aldığı animasyonun yönetmenliğini ise Mehmet Kurtuluş ve Ayşe Ünal üstlendi. Uğur Yücel, Demet Evgar, Güven Kıraç, Okan Yalabık, Gökçe Özyol, Ayşen Gruda, Cezmi Baskın, Yekta Kopan ve Ahmet Mümtaz Taylan’ın seslendirme yaptığı filmde, anti-kahraman Şerafettin, Fare Rıza ve Martı Rıfkı’nın maceraları anlatılıyor.

Şerafettin’in bir oğlu olduğunu öğrenmesi, yaşadığı evden kovulması, aşık olması ve kendisini öldürmeye çalışan bir ‘zombi’den kurtulmaya çalışmasının beyazperdeye yansıtıldığı filmi, karakterin yaratıcısı ve filmin senaristlerinden Bülent Üstün ile Yönetmenler Mehmet Kurtuluş ve Ayşe Ünal’la konuştuk.

Sero_Cemil

Dergilerden sinemaya doğru Kötü Kedi Şerafettin’in nasıl bir yolculuğu oldu?

Bülent Üstün: Kötü kedi Şerafettin’i 1996 yılında L-Manyak dergisinde çizmeye başladım. Şero bu sene tam 20 yaşına bastı, filmi de bir tür doğum günü kutlaması ve ona verilen büyük bir doğum günü hediyesi gibiydi. Şero çizgi romanlarındaki çizim tarzı bir hareket illüzyonu yarattığından okuyanların kafasına da hareketli olarak geçiyordu. Okurlar çizgi film olsa da izlesek demeye başladıklarından beri bunun yollarını aradık. Girişimlerde bu işin memlekette olamayacağını görüp yurtdışı deneyimleri yaşadığımız da oldu. Nihayetinde artık bunun yapılamayacağını kanaat getirmişken Anima’dan yönetmenimiz Mehmet Kurtuluş kısa bir Şero teaserı hazırlayarak bana izletti. Çok beğendim ve el sıkıştık. Filmin yapımı uzun sürdü, çünkü çok para sarf edilmesi gereken bir tür animasyon. O açıdan dalgalanmalar oldu, hızlanma, durma, yavaşlama noktalarına geldi. Nihayetinde son üç yıldır net olarak çalışıyoruz ve bu üç sene sonunda ortaya çok parlak bir film çıktı.

Ayşe Ünal: Çizgi romanla animasyon sineması arasında bir bağ var, biz de 2000’lerin ortasında, karakter animasyonunda 10 yılı aşan deneyimi olan bir stüdyo olarak artık bir film yapmaya hazır hissediyorduk. Kafamızı çevirdik ve Şero oradan bize bakıyordu. Koca kafalı, aksi, ahlaksız, lanet bir kedi, keyif peşinde, manita peşinde. Her cins hayvandan muhabbetçi bir çevresi var. Delikanlı, arıza. Konuşuyor bir kere, hepimizin tanıdığı ağır abi, suratı façalı. Dik dik bakıp insanı tırstıran kediler vardır, Bülent Üstün gidip tam da o mahalle kedisini sokak argosu ile var etmişti. Animasyon bir film için birebirdi. Kötü Kedi Şerafettin, bir karikatür dizisi değil, hep çizgi roman olarak var oldu, o yüzden aksiyon komediye de uygun.

Sero_Misket jpg

‘YURT DIŞINDA ŞAŞKINLIKLA İZLEYECEKLER’

Filmin içeriği ve yetişkinlere yönelik animasyon olması itibariyle Türkiye’de ilki gerçekleştirildiği söyleniyor. Böylesi bir proje için alt yapı hazır mıydı, nasıl zorluklar yaşandı?

Mehmet Kurtuluş: Anima İstanbul, karakter animasyonu konusunda tecrübeli bir şirket. En önemlisi biz reklam yaparak var olduk. Biz derken, storyboard sanatçısından animatöre, kamera ve ışık yönetmenlerinden, teknik alt yapıyı çözenlere, efekt yapanlara, sanat yönetmenine hep, kısa sürede, yüksek kalitede ama az bütçeli işlerle eğitildik. Reklam bunu istiyordu. O yüzden bir anlamda hazırdık. Ama bir yandan da kolay olmayacağını biliyorduk. Bir tür imkansızı iste durumu.

BÜ: Aslında şu “bir şeyin ilki olma” iddiasını belirleyici bir unsur olarak kullanılmasını tuhaf buluyorum. Sonuncusu bile olsa işin niteliğini belirleyen yine işin kalitesidir. Ama bu Türkiye’de yetişkinlere yönelik “ilk” animasyon diyelim yine de. Çünkü Şero çizgi romanlarındaki sertlik dozajı beyazperdeye başka bir sıfatla aktarılamaz zaten. Tabii ki şartların yurtdışında olduğu kadar elverişli olamayacağı malum. Anima kendi olanaklarını sonuna kadar zorladı, Pixar’ın bin 500 kişiyle yaptığı bir filmi 150 kişiyle yaptı. Buna rağmen yurt dışındaki filmlerin kalitesi ile yarışacak ve hatta biraz da onların üstüne çıkacak bir film oldu, ki bu bir mucize bence. Yurtdışında da insanların Şerafettin’i çok beğeneceklerinden eminim çünkü bu şimdiye kadar yapılmış bütün animasyon filmlerdeki ezberi bozuyor, filmi şaşkınlıkla izleyecekler bence. Amerika’da ve Avrupa ülkelerinde vizyona hazırlanıyoruz.

-Kötü Kedi Şerafettin’in ardından sırada hangi proje var? Şekillenmiş bir çalışma mevcut mu?

BÜ: Tabii ki gözümüz Kötü kedi Şerafettin 2’de. Hatta senaryosu şekillenmeye başladı. Aynı zamanda gözümüz gişede, iyi bir gişe serinin devamını getirecektir. Filmden çıkan herkes ikinci Şerafettin’i soruyor, zira tadı damaklarda kalan bir film bu. Beklenti şimdiden oluşmuş durumda ve biz de ikinci Şero için kolları sıvamış bulunmaktayız.

Sero2

ŞERAFETTİN İÇİN ELEŞTİRİLER

Kötü Kedi Şerafettin karakterinin dergilerdeki yolculuğunda şiddet, taciz ve tecavüz gibi olayların mizah unsuru olması eleştiri konusu oldu. Bu eleştirileri nasıl yorumluyorsunuz?

BÜ: Filmdeki “Misket” oldukça kuvvetli bir kadın, hatta Şero ondan dayak yiyor. Karakter olarak da kuvvetli güçlü bir kadın var filmde, zaten filmi değil 20 sene önceki hikayelerden bazı kareleri bulup bu kareler üzerinden eleştiri getirmek pek gerici bir tutum. Şerafettin adı üstünde kötü ve kaba bir kedi, sevişmeleri hoyrat, nazik bir kedi değil ama yine de kendi âlemindeki kadın kediler tarafından çok beğenilen bir erkek kedi. Kültürel, sanatsal eserlere ahlak zabıtası gözüyle bakmak çok yoz bir çabadır. Taciz, tecavüz gibi şeylerin son bulması için meclis, yasalar, politika, siyaset arenasında savaş vermek gerekir. Bir ressamın çizdiği taciz temalı yağlı boya tablosunu taşlayarak değil. Bu, Süpermen insanları pencereden atlamaya teşvik ediyor demek gibi bir şeydir. Sanata bu tarz, şurasında cinayet var, burasında hırsızlık var, öbür tarafında taciz var şeklinde yaklaşılırsa sanat üretilmesi imkansız hale gelir.

MK: Biz hep Şero’ya bir kedi olarak bakıyoruz. Zaten de bir kedi. Bülent Üstün onu bir insan olarak çizmedi, çizmezdi de, biz de filmini yapmak istemezdik hiç. Ama kedi dünyası ile bizimkisi aynı değil. Onların dünyasına insan filtresi ile bakınca katil, tecavüzcü, hiçbir şey olmasa fırsatçı varlıklar gibi gözükürler. Ama bu biraz kıt bir yorum olur.

AÜ: Yine de tabii ki Şero’nun feminist bir tarafı yok. Hepimizin seveceği biri değil. Filmdeki dişi kedi karakteri için çok uğraştık aslında, daha güçlü olsun, dengelesin diye. Ama bizim kahramanımız Şero, o yüzden filmde diğer karakterlerin arka hikayelerini çok da vermek mümkün değil.

‘AYŞEN GRUDA’NIN SESLENDİRMESİ ETKİLEYİCİYDİ’

Çok önemli isimler seslendirme yaparak filme katkı sundular. Seslendirme sürecinde neler yaşandı?

AÜ: Karakterleri karakter yaptılar, onlara ruh üflediler. Bundan daha büyük katkı ve değer olamazdı. Animasyon sinemasında en büyük hedef ve istek karakterlerin duygu yaşayabilmesi, seyircinin de bu duyguya katılıp özdeşleşebilmesi. Animasyon artık öyle değil tabii ama yine de durumu iyi anlatıyor, bu işi kare kare yapıyor. Seslendirme sırasında oyuncuları sürekli videoya çekiyorduk. Onların mimikleri, vücut hareketleri animatörler için birer hazine. Mesela Ayşen Gruda’nın seslendirdiği Hasene bir sahnede telefonla konuşuyor. Tabii senaryoda sadece onun diyalogları var, karşı tarafı duymuyoruz. O bütün diyaloğu yazdı. Çok etkileyici bir süreçti. Okuma provalarında diyaloglar da oturdu, bazı karakterlerin kelimeleri değişti. Organikleşti.

(12 Şubat 2016’da Evrensel’de yayınlanmıştır)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: