FERGUN ÖZELLİ’DEN SARHOŞ KAPI: EYLEMİ LİNÇ, VİCDANI HİÇ COĞRAFYA İÇİN BİR DAYANAK

Can Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan Fergun Özelli’nin “Sarhoş Kapı” isimli öykü kitabı, edebi değeri ve siyasi göndermeleri ile öne çıkıyor.

Fergun__zelli-_s_ke

Fergun Özelli, ödüllü şiirleriyle tanınıyor.

Hakan Güngör
twitter.com/bayhakangungor

Fergun Özelli’nin “Sarhoş Kapı” kitabını, öykünülesi bir öykü kitabı olarak tanımlayabiliriz.

Bir öyküsünde yer alan “Hükümet izni olmadan sevgiliye verilen çiçekler, yapılan huzur ve barış operasyonu sonunda kurtarıldı. Kurallara uymayan iki anarşist ve terörist sevgili, ölü olarak ele geçirildi” ifadelerindeki ironi içinde bulunduğumuz zor günler için adeta bir merhem…

Politik öykülerin kendine yer bulduğu, yelpazesinde aşk, tesadüfler ve saptamaların yer aldığı bir kitap bu. Kimileri çok kısa olmakla birlikte 58 öykü yer alıyor kitapta. “Kısa” sözcüğünü, nicelikle ilgili kullandığımı belirtmeliyim, nitelik olarak epey uzun süre hafızalarda yer edeceğe benzer öyküler bunlar.

Fergun Özelli daha çok şiirleriyle tanınan bir isim. Bestelenen, ödül alan şiirlerinin yanı sıra öyküler de kaleme alıyor. Kitapla ilgili yapılan açıklamada belirtildiği gibi, “İktidar sorunuyla uğraşan, kişinin iktidara karşı gelirken günlük yaşamındaki daha küçük ve bireysel iktidarları da göz ardı etmemesi gerektiğini söyleyen metinler bunlar.” Özelli’nin şair kimliği öykülerinde de hissediliyor. Şiir, sözcüklerini tasarruflu kullanmasını sağlıyor.

sarhos-kapi-Front-1

“Sarhoş Kapı” Can Yayınları’ndan çıktı.

SİYASETTE AKIL ALMAYAN NE VARSA, KARŞILIĞINI EDEBİYATTA BULUYOR

İçinde bulunulan siyasi koşullarda, ilk önce edebiyattan vazgeçilebildiği bir gerçek ama asıl ihtiyaç daha çok derinlik ve zihinsel uğraş. Zira başımıza gelenler yoğunluklu olarak sığlık, vasatlık ve basitlikten kaynaklanıyor. Özelli’nin basit görünen ama derinlikli bir dili var. Azıcık zaman ayırmak, tahayyül etmek gerekiyor. Öyküler hemen ele vermiyor kendini. Yakından bakmak gerekiyor.

Fevriliğin hükmünün sürdüğü bir zamanda zor elbette demlenerek kitap okumak belki ama Özelli’nin öyküleri bunu hak ediyor. Özelli, “Artık yeter! Barış istiyorum!” diye bağırdı adam; sonra dönüp arkadaşına baktı: “Sahi, neydi barış?” cümlelerini kaleme alırken, hadi zamanlaması manidar demeyelim, manası zamanı aşan bir saptama yapıyor.

Bir diğer öyküsünde geçen ifadelere bakalım:

“Kanun ve kararnamelerde yer almayan duygular, kolluk kuvvetlerince güç kullanılarak durduruldu. Çıkan çatışmada, dış güçler tarafından devletimize karşı kışkırtılan yaklaşık otuz duygu göstericisi, sorgulanmak üzere, duygularından arındırılmış güvenlik güçlerince süresiz olarak gözaltına alındı.”

Reel siyasette akıl almayan ne varsa, karşılığını edebiyatta buluyor. Duygular, hiçbir zaman kanun ve kararnamelerde yer almadığı gibi duyguları göstermek, ifade etmek ise sorgulanıyor. İnanmayanlar faşizmin o soğuk ve duygusuz atmosferine bir göz atabilir…

(10 Eylül 2015’te Evrensel’de yayımlanmıştır)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: